29 Eylül 2015 Salı 00:29

Modern pırlantanın mimarı : Cesi Menase ile çok özel sohbet

Modern pırlantanın mimarı : Cesi Menase ile çok özel sohbet
Özgün ve zarif modelleriyle pırlantaya modern bir hava katan Mago Jewelry`nin tasarımcısı Cesi Menase ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik..
Modern pırlantanın mimarı : Cesi Menase ile çok özel sohbet

Klasik bir soruyla başlayacağım, takı yolculuğunuz nasıl başladı? Eskiden beri var mıydı yoksa bir anda takıya mı yöneldiniz?

Takı merakım her zaman vardı. Özellikle de yüzük… Dolayısı ile bu yolculuğun başlamasında yüzüklere olan merakımın ön planda olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kendimi bildim bileli, ta çocukluğumdan beri hatta yüzük takar ve çok ilgilenirdim. Hep çok meraklıydım…

Bu işe başlamadan önce farklı bir sektörde çalışıyordum. Hiç unutmam ilk maaşımla Nişantaşı’nda beğendiğim bir kuyumcudan kendime bir kolye almıştım. O gün de kendime bir söz vermiştim; her maaşımla kendime küçücük bile olsa bir takı alacaktım. Kısmet; verdiğim söz beni bambaşka yerlere götürdü.

Bu ilgi ve merak önce kendime yaratım süreçlerime yöneltti beni. Kendim için eldeki takıları değiştirmek, bozup, oynamak ya da direk kendi takacağım bir takı yaratmak yolculuğun ilk adımıydı. Kendim için yarattığım takılar, çevrem tarafından çok beğenilmeye başladı. Yakın arkadaşlarımdan biri de yaptıklarımı beğenince, beni eşi Eli Roziya ile bir araya getirdi. Eli, uzun zamandır pırlanta sektörü içinde varlığını sürdüren, bu konuda oldukça da tecrübeli biridir. Hali hazırda da 30 senelik bir pırlanta şirketinin ortağı. Kısaca neden olmasın, neden beraber bir oluşuma gitmeyelim dedik ve böylece şimdiki ortaklığımızın, markamızın temellerini oluşturmuş olduk.

Tam iki yıl önce bu şekilde başladı macera. O zamandan beri de üretim ve yaratım sürecinin birebir içerisindeyim. İşin mutfağında olmaya bayılıyorum.

Cesi Menase 1
Deniz Özpınar - Cesi Menase
Peki ismin sizin için önemi nedir?

Oldukça önemli. Kişisel gelişim süreçlerim, yıldızlar, astroloji hayatımın hep içerisinde. Dolayısı ile markaya vereceğimiz ismin yolumuzu ne kadar fazla etkileyebileceğini biliyorum; ya da böyle inanıyorum diyelim.

Hayatımın içerisinde bulunan “farkındalık” sebebi ile de isim bu yöne gönderme yapacaktı tabii.

Ablam İtalya’da yaşıyor. Yaptığımız fikir alışverişlerinden birinde “Mago” ismini o önerdi bana. Mago, İtalyanca büyü, sihir demek. Kelimenin kendisi olumsuz bir anlam taşımıyor ama... Tamamen içimizdeki kıvılcım, etrafımıza saçtığımız ışık, büyü anlamına sahip bir kelime. Böylece ismimize karar vermiş olduk. İstedim ki duyanda, satın alanda, etkileşime girende de kelimenin anlamında olduğu gibi bir etki yaratalım.

Peki tasarımlarınız nasıl ortaya çıkıyor ya da özellikle şöyle, nasıl başladınız? 

Yüzükle başladım desem şaşırtıcı olmaz sanırım. İlk tasarımlarım biraz daha iri taşların yer aldığı, gösterişli parçalardı. Aslında “mücevher” dediğimizde aklımıza gelecek nitelikte olan diyelim hatta. Ki bugün de bu çizgimden sapmadım. Zaman içinde koleksiyonlar kendi anlamlarını buldu. Hem hedef kitlenin beklentisini karşılayan, hem de kendi tazımdan ödün vermeyen bir çizgide yol almaya başladım. Tasarımlarımın zaman içinde olgunlaştığını, piştiğini söylemek yanlış olmayacaktır sanıyorum. Şu an koleksiyonlarımda ağır olarak nitelendirilebilecek parçalar mevcut; ama daha çıtır, daha günlük ince takılar da var.

İlham nasıl geliyor içinizden, tasarımlarınıza nasıl belirliyorsunuz?

Dediğim gibi ilk başladığımız zamanla şu an arasında fark var. Tasarımlarım olgunlaşıyor, ayakları daha sağlam yere basıyor şu anki tasarımların. Hiçbir yaratımım bir öncekinden ya da sonrakinden daha az ya da daha çok değerli değil benim için tabii ki. Umarım kendimi bu noktada yanlış anlatmıyorumdur. Sadece tasarımcının da geçtiği yollar var; bu şekilde çizgisi daha net oturabiliyor.

Bazen bir taş konuşur benimle, bazen doğa ilham olur bana, bazen de etrafımdaki birinin cümle içerisinde kullandığı bir kelime…

Zaman içinde dediğim gibi ilham aldığım noktalar sayesinde koleksiyonlarımın içerisi daha fazla dolmaya, daha çok anlam ifade etmeye de başladı. İlham aldıklarım sadece bana özel olmaktan çıkıp, takanda da bir anlam oluşmasına müsaade eder oldu. Ortaya çıkan koleksiyonların birer hikayeleri var; biz bunu paylaşıyoruz. Dolayısı ile bizden takı alan kişi şıklığın yanı sıra kendine yakın bulduğu bir hikayeyi de satın almış oluyor aslında. Mago taktığı zaman biri sadece tarz olduğunu düşündüğü için değil, ona bir şey ifade ettiğimiz için de bizi tercih ediyor özetle.

Bu bağlamda ilk bebeğimiz “Galaxy” koleksiyonumuz oldu. Ondan öncekiler renkli taşların yer aldığı “Sugar Free” koleksiyonumuz, “Wisdom” , “Chain” , “Wedding”` koleksiyonları ve daha birçokları… Hepsi benim için çok değerli; yalnız kendi hikayesi ile yoğrulmuş olan ilk koleksiyon dediğim gibi Galaxy koleksiyonu. Evrenden, yıldızlardan, astrolojiden etkilenerek yarattığım bir koleksiyondu. Dolayısı ile takan, satın alan da oldukça güçlü bir anlama dahil olmuş oldu. Son koleksiyonumuz “DNA” ise yine oldukça sağlam bir arka plana sahip. Tıpkı DNA’larımızı oluşturan hücre parçaları gibi, o hücrelerin her birinin belli bir anlam sebebiyle dizilimlerini oluşturdukları gibi koleksiyonumuzun dizilimi de bu yapıda gerçekleşti. Her şey tam da olması gerektiği gibi, olduğu şekilde tam ve bütün... DNA’mızdan nasıl bir parçayı çekip de alamıyorsak, koleksiyonda da yan yana gelen her taş tam da yan yana durmaları gerektiği için öyle duruyorlar. Özetle koleksiyonun verdiği alt mesaj hayatımızda var olan her şeyin belli bir sebeple orada bulunduğuna dikkat çekiyor; yeniden hatırlatıyor diyelim.
Cesi Menase 3
Cesi Menase
Sizin en çok beğendiğinizi soracaktım ama sizin için bir anlamı olduğu için Galaxy diye tahmin ettim.

Tasarladığım her bir parça benim için çok değerli. Ayırmak mümkün değil… Sadece dünyaya geliş hikayesi ile bir ilk oluşundan ötürü öncelikle Galaxy’i daha farklı bir yerde konumlandırmış olduk. Dediğim gibi son koleksiyonumuz DNA’da çok güçlü ve öne çıkan parçalarla dolu.

Tabii sizin bir koleksiyonunuz var, ama ben diyelim geldim ve kişiye özel tasarım istiyorum bu taşlarla istiyorum dediğim zaman siz bunu yapıyor musunuz?

Tabii… Asıl çıkış amacım da zaten buydu. Kasada duran takılar, artık kasada durmasınlar istiyorum. Mücevher günlük hayatımızın parçası olsun. Babaanneden, anneanneden kalan takılar eskimeye yüz tutacağına elimizde, boynumuzda değerlensin asıl. Bazen sadece temizlemek bir mücevheri yetebilir, bazense tamamen değiştirmek ya da sadece renklendirmek… Size neyin en çok yakışacağına zaten beraber karar veriyor oluyoruz. Ben de bu yola bu şekilde başladım zaten. Anneannem, babaannemin bana kalan takıları ile. Şimdi yarattığım her parçanın da takılabilir ve de bir nevi sürdürülebilir olması benim için çok önemli. Yani takılar artık kasada unutulmayacak. Moda olduğu dönemde güzel, sonra ise eski olarak görülüp, bir kenara atılmayacaklar. Nesiller boyu kullanılabilecekler. Özel tasarım benim çok keyif aldığım bir şey. Kişinin karakterini analiz edip, ona neyin en çok yakışacağını bulmak, neyin en çok yansıtacağını kestirebilmek… Marka olarak biz zaten takı danışmanlığı hizmeti de veriyoruz. Belki de diğer markalardan bizi ayıran en önemli özelliklerden biri de bu. Örnek vereyim. Bir arkadaşım kız arkadaşına evlenme teklif edecekti. Kız klasik parçaları sevmeyen, farklı şeylerden hoşlanan biri. Arkadaşım da bu önemli teklifi ederken vereceği yüzüğün kıza özel olmasını diliyordu. Haftalarca kızın gözleri renginde bir yeşil taş aradık. Bulduğumuzdaysa yine klasik kesim bir tek taş değil, oldukça farklı bir model ortaya çıkardık. Üzerimizde taşıdığımız her şey oldukça kişiseldir; bizim hali hazırda koleksiyonlarımızda bulunan parçaları bile isteğiniz doğrultusunda size özel şekilde yeniden yorumlamamız mümkün.

Bir de pırlanta konusuna geleceğim, pırlanta zaten çok pahalı çok değerli ama kadınların bir numarası o ayrı konu. Sadece pırlanta mı kullanıyorsunuz?

Pırlanta kullanıyoruz ağırlıklı olarak ama yarı değerli taşlar da mevcut. Renkli taşlar, topaz, turmalin, amatist, zümrüt, yakut, safir.

O kadar korkmuş ki insanlar; altın ve pırlanta pahalıdır. Hele tasarımsa daha da pahalıdır gibi bir algı mevcut. Aslında böyle bir şey yok. Çok pahalı olmak zorunda değil. Elbette ki çok özel ve değerli bir şey satın alıyorsunuz; fakat bana şu kadar bütçem var diye gelen biri de altın ya da pırlantaya sahip olabilmeli diye düşünüyorum. Bunun karşılığı milyonlar, milyarlar olmak zorunda değil. Bizim müşterilerimiz, uygun fiyata kendilerine özel bir mücevher de yaptırabilirler.

Neden pırlanta?

Taşların içinde en güçlü enerjiye sahip olan, kişiye en yüksek frekansta enerji veren pırlantadır. Her taşın tabii ki kendine göre bir enerjisi var. Bazıları stresinizden arındırıyor, birçok hastalığa şifa olan taş mevcut. Pırlanta ise bunların hepsinin birleşimi. Bir de pırlanta yıllarca varlığını sürdürecek bir taş. Pırlantanın her zaman hem maddi, hem de manevi değeri var.


Her taşın zaten kendine göre bir enerjisi var, bazıları enerji veriyor, bazıları stres atıyor gerçekten bir çok hastalığa eğer inanırsak iyi gelen taşlar var, pırlanta bunların hepsinin birleştiği yer diyebilirim.
 ...
Cesi Menase

Bundan sonra sizi nerelerde göreceğiz?

Marka kardeşlikleri, marka işbirlikleri gündemimizde. Bizim gibi daha butik, belirli markalarla iletişim halindeyiz. Hedef kitlelerimizin de buluştuğu bazı işbirlikleri planlıyoruz. Kişisel gelişime olan bu merakımla taşların enerjisi ve bunların hayatımıza kattıklarının konu olacağı seminerler düzenliyor olacağız ilerleyen zamanlarda. Bu konularda çalışmalarımız sürüyor; netleşince sizin de bilginiz olacaktır. Bunun dışında bir yurtdışı hayalimiz var. En yakın zamanda bir showroom da hedeflerimiz arasında. Ama kişiye özel hizmet ve tasarım bizim için bahsettiğim gibi çok önemli. Karşımdaki kişiyle birebir oturarak, kişinin istediği nazı yapabileceği, istediği ve kafasında tasarladığı her ne ise onu birlikte ortaya çıkaracağımız bu birebir düzenden showroom açılmış da olsa vazgeçmeyeceğiz.

Cesi Menase 2
Cesi Menase
Şu anda nerede bulabiliriz?

Nuruosmaniye`de atölyemiz var; ama randevu sistemiyle çalışıyoruz. Gelmek isteyen öncelikle bizimle iletişime geçmeli. Bunun haricinde ürünlerimizin bir kısmını lidyana.com`da da bulabilirler. İzmir`de ve Çeşme’de bulunan Designer of Oz’da, Ankara`da yer alan S9 Boutique’de de tasarımlarımızın bir kısmı mevcut. Sosyal medyayı aktif kullanıyoruz. Ürünlerimizi görmek isteyenler için iyi bir kanal; özellikle de Instagram. Dileyen bizimle birebir iletişime geçebilir, karşılıklı rahat edeceğimiz herhangi bir yerde de görüşebiliriz.



Etiketler:

İLGİLİ İÇERİKLER

FACEBOOK YORUMLARI ()

İLGİLİ İÇERİKLER

Voi Cadde
  • Kinoalı somonlu salata
  • Penne Arabiatta
  • Kaz dağları
  • Cunda adası
  • Eskişehir
  • Kaş
  • Sinemaya gitmek
  • Plaja gitmek
  • Deri ceket
  • İnce askılı elbiseler
  • Çizme
  • Sandaletler
  • Sonbahar rüzgarı
  • Yaz güneşi
  • Sıcak kahveler
  • Soğuk kahveler
  • ATV'ye binmek
  • Yüzmek
  • Kayak tatilleri
  • Deniz tatilleri
  • Nazan Öncel - Aşkitom
  • Betül Demir - Sana n'olmuş?
  • Levent Dörter - Hadi
  • Gökhan Keser - Söylesem ayıp olur
  • Zakkum - Acıta acıta
  • Buray - İstersen
  • Ebru Gündeş - Aynı aşklar
  • Mabel Matiz - Sarışın
  • Murat Dalkılıç - İki yol
  • Göksel - Denize bıraksam
  • Hotline Bling - Drake
  • Downtown - Macklemore & Ryan Lewis.
  • I Can't Feel My Face - The Weeknd
  • How Deep Is Your Love - Calvin Harris
  • DJ Polique - Don't Wanna Go Home feat FYI
  • On My Mind - ELLİE GOULDİNG
  • Falling For You - TEENAGE MUTANTS & LAURA WELSH
  • You Know You Like It - DJ SNAKE & ALUNAGEORGE
  • Hotline Bling DRAKE
  • Rihanna - Who's that chick

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR