25 Ağustos 2016 Perşembe 

Anne olacağımı ilk öğrendiğim an

Anne olacağımı ilk öğrendiğim an
Anneyim ben. Kızının varlığını, yıllardır gitmenin hayalini kurduğu Floransa’da, baya ücra bir kafede öğrenmiş, 1 metrekarelik tuvaletinde paltosunu nereye konduracağını bilemeden test yapmış, sonra da öylece kalakalmış bir anne.
Anne olacağımı ilk öğrendiğim an

Anneyim ben.

Kızının varlığını, yıllardır gitmenin hayalini kurduğu Floransa’da, baya ücra bir kafede öğrenmiş, 1 metrekarelik tuvaletinde paltosunu nereye konduracağını bilemeden test yapmış, sonra da öylece kalakalmış bir anne. (Bunca zaman, hiç gitmeden, bilmeden, durup dururken neden Floransa hayali kurduğumu da öylece anlamış olmuştum.)

Üstelik biliyordum da; bir kızımız olacaktı.

Çünkü anneyim ben. Anneler hisseder. Ne doğruymuş.

Şaşkınlık, mutluluk, endişe, korku. Tüm duygular sığar mıymış 5-10 dakika içerisine. Sığarmış. Sığdığı gibi de meğer hep orada, öylece kalabilirmiş.

Çünkü anneyim ben. Anneler endişelenirmiş, korkarmış. Ah ki ne doğruymuş.

Sonra aşkla büyüdü içimde. Öyle planla, programla değil.

Çünkü hayat dediğin plana, programa uymazmış.

Hayaller de kurduk elbet. Öyle gelecekte doktor olsun, avukat olsun diye değil ama.

Ne yemeyi sevecek mesela, sanata mı yatkın olacak, teknolojiye mi, hepsine mi, hiç birine mi, neye gülecek mesela, babasını komik bulur mu, köpeğimizle araları nasıl olacak, elleri bana benzer mi, gezmeyi sevecek mi, günün birinde dünyayı gezmeye karar verir mi ki…

İşte öyle şeyler.

Mutlu olsun da…

Anneyim ya ben.

Gerçekten kızımın mutluluğundan, bir çocuğun gülmesinden daha değerli bir şey hiç olabilir mi bu dünyada, ya da ötekinde?

Genetik bir sağlık sorunum sebebiyle hamileliğimin her günü kendime iğne yaptım. Göbeğime. Çok yaktı beni.

İlk üç ay kustum. Çok midem bulandı. Ve hayır, kızımız hiç de öyle çok saçlı doğmadı.

Son üç ay da reflü ızdırabı. Bir de kaburga sancısı.

Pek kolay geçmedi yani hamilelik denilen benim için. Yine de geriye dönüp bakıyorum; çok güzeldi be.

Bir kere hamile göbeği, sen ne güzel bir şeysin. Tek güzel göbek; hamile göbeği.

İki kişinin bir olup, o birliğin, kanlı, canlı, karakterli bir şekilde dünyaya gelişini heyecanla, sabırla, sakince beklemesi.

Sakince. Öyle sakin bir yapım da yok benim. Hamileyken öyleydim ama. Sonra normale döndüm. Ya da anormal olana.

Anne oldum ya ama. Daha iyi bir insan oldum orası kesin. Daha duyarlı, çok daha duygusal, kesin çok daha güçlü.

Uzun süre kızımızın adı Floransa mı olsa diye düşünecek kadar abidik bir çiftken, başka bir boyuta geçtik biz.

Ve ben anne oldum. Kızımızın adı da Floransa olmadı tabii. Aslında kötü fikir de değildi.

O geldi.

Ben bir anda çok sevmedim ama bir anda anne oldum. Gelir gelmez kanatlarım büyüdü, genişledi. Sonra her geçen gün sevdim. Daha çok. Daha çok. Daha da çok.

Anneler, anne adayları; ilk zamanlar çok zordu. Zor olacak. Sonra geçecek. Siz beraber büyüyeceksiniz. Başkalaşacaksın. Sen bir daha aynı insan olmayacaksın; olamayacaksın. Bu asla kötü bir şey olmayacak ama.

Çünkü o bir gülecek.

Sen yeniden anne olacaksın.

Bazı geceler olacak, kendini bile unutarak kafanı yastığa gömeceksin (şanslıysan), sabah uyandığında yine ve yeniden anne olacaksın. Şükrederek. Yenilenerek.

Her nefeste, ve onun her nefesinde…

Anneyim ben.

Anne olmanın hayalini hiç kurmamış, buna rağmen bu güzel duyguyla taçlandırılmış,

şükürler olsun ki anneyim ben. (Gönlünden geçen herkese nasip olsun.)

Ben buralarda olacağım artık. Pek kıymetli anne kahvesini de beraber içeriz belki bundan sonra.

Sıcağı makbul, soğumuşsa da fark etmez; alıştık artık. Maksat gönüller bir olsun.

Bol melek kokulu günler diliyorum.

Araladığınız kalpleriniz kapakçıklarından öpüyorum.

_CeniFromTheBlog

Hemen Paylaş :
Etiketler:

Ceni RAZON SEVİG | Anne Bebek Blogger

Yeditepe Üniversitesi, Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümünü bitirdikten sonra kısa süren bir Reklamcılık serüvenim oldu. Aslında hiç de benlik olmadığını hızlıca anlamamdan sonra kendimi Halkla İlişkiler sektöründe buldum. Uzun süre Indico İletişim ve Danışmalık şirketinde Marka ve Medya Yönetimi yaptıktan sonra hamileliğim süreci ile tempomu yavaşlatıp daha butik markalara Marka Danışmanlığı hizmeti verdim; veriyorum. Kendimi bildim bileli çiziyorum; ortaokul ve lise yıllarımda kara kalem üzerine profesyonel eğitim aldım. En büyük tutkum, kendimi en iyi şekilde ifade edebildiğim yol bu. Çocuğumun dünyaya gelmesiyle beraber tüm sıfatların başına Annelik geldi. Anneliğimin keyfini doyasıya yaşamak şu sıra en büyük meşguliyetim.

  • Instagram
  • E-Posta

İLGİLİ İÇERİKLER

İLGİLİ İÇERİKLER

Voi Cadde
  • Kinoalı somonlu salata
  • Penne Arabiatta
  • Kaz dağları
  • Cunda adası
  • Eskişehir
  • Kaş
  • Sinemaya gitmek
  • Plaja gitmek
  • Deri ceket
  • İnce askılı elbiseler
  • Çizme
  • Sandaletler
  • Sonbahar rüzgarı
  • Yaz güneşi
  • Sıcak kahveler
  • Soğuk kahveler
  • ATV'ye binmek
  • Yüzmek
  • Kayak tatilleri
  • Deniz tatilleri
  • Nazan Öncel - Aşkitom
  • Betül Demir - Sana n'olmuş?
  • Levent Dörter - Hadi
  • Gökhan Keser - Söylesem ayıp olur
  • Zakkum - Acıta acıta
  • Buray - İstersen
  • Ebru Gündeş - Aynı aşklar
  • Mabel Matiz - Sarışın
  • Murat Dalkılıç - İki yol
  • Göksel - Denize bıraksam
  • Hotline Bling - Drake
  • Downtown - Macklemore & Ryan Lewis.
  • I Can't Feel My Face - The Weeknd
  • How Deep Is Your Love - Calvin Harris
  • DJ Polique - Don't Wanna Go Home feat FYI
  • On My Mind - ELLİE GOULDİNG
  • Falling For You - TEENAGE MUTANTS & LAURA WELSH
  • You Know You Like It - DJ SNAKE & ALUNAGEORGE
  • Hotline Bling DRAKE
  • Rihanna - Who's that chick

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR